mursi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mursi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2009 Cuma

Fenni Sünnetçi İlyas...


Humanistir...Hayvan sevgisiyle dolup taşar,Botanik aşığıdır...Vejateryendir,sadece tabuk kanadı yer...Ama herşeyden önce insandır İlyas,adam gibi İlyas...Hasta Beşiktaşlı olmasıda cabasıdır.Sene başında içki sofrasında:''Çip,bu sene Beşiktaş şampiyon olsun,dile benden ne dilersen!!!'' Yanımda Mursi,birbirimize baktık,Mursi entersan bir adam Nörolog yerine Ürolog'a giden bir delikanlı.Güldü:'' Olsun,toplu sünnet şöleni yap!'' İlyas ta içkinin etkisiylke:''Tamam lan,yapmayan g..ttür!'' dedi. Beşiktaş şampiyon olduğunda tam tura çıkacakken,Mursi onu dürttü:''Lan İlyas,şölen ne olacak ha?'' Dediğim gibi hümanist bir insandı,verdiği sözü tutmak zorundaydı.Çok para harcadı,345 çocuk demek 345 kesilecek pipi demekti. ''Çip,sünnetçiye ödeyecek param kalmadı.Biraz borç versene!'' Yutkundum:'' Olsa dükkan senin oğlum,1 sevap işleyecen tam işle bari,sen neden kesmiyorsun? Sevap çarpı 5 felan olur!'' dedim. Sevaba inanan bir kişiydi kendileri.Tamam dercesine yüzünde oluşan tebessümün ardından hemen onu dışarı çıkardım.10 tane makas aldım,parmaklarına monte ettim. Ve yürü dedim...345 çocuğu 35 dakikada sünnet etti. Artık aziz olmuştu ama pestilide çıkmıştı,hemen deklanşöre bastım.Bu mutlu anı resmettim....


24 Haziran 2009 Çarşamba

''Yakalarsam...Ama önce kapıyı çalmalıyım''



Mursi tutturdu bana,Çip konulu birşeyler yazda bizde oynayalım diye. Kırmadım,yazdım ve eline verdim Mursi'nin(senaryoyu). Filmin adı''Yakalarsam tak tak ama önce kapıya tak tak'' Senaryo icabı Mursi kargo elemanı,ev sahibesine hergün kargo getire getire,gaza ve ihtirasa geliyor.Ve birgün teslimat sırasında yaşananlar,dakikası dakikası gözler önünde.Mursi çekimler için dublör kullanmayacağını açıkladı.Ev sahibesi Cemile rolü için tek başvuru olması ilginç.En azından onunda DİVA olması,filmin şimdeden gişe filmi olmasını sağlaması için yeterli.Beline kuvvet Mursi,yaparsın sen!!!

''Mursi A.q'' Yeni Albümü


Ve Mursi yeni albümü ile müzikseverleri ile buluştu.İsmail YK dan etkilenip ismini ''Mursi A.q'' yaptı.Herkesin aklına gelen şey olduğunu düşünmesine bir anlam veremeyen Mursi bütün A.q'ler küfür değildir.Benim açılımım ''Air Quake''Hem yeni hemde ilk albümünü piyasaya çıkaran Mursi imajı ile alakalı gelen sorulara ise:''Sponsorum altın firması tak derlerse takarım,benim işim bu...'' İlk klibi:''Mendili kaldır'' şimdiden en çok tıklanan video olmayı başardı. Klipte iddialı pozları ile dikkat çeken Mursi'nin görüntülerine RTÜK'ün ne karae vereceğini herkes bekliyor ama Atı alan mursi,Veliefendi de yarış kazanmaya azimli.Atına ''Bebik Bananahamik'' ismi veren Mursi insan sarraflığı sıfatı yanına birde Atçılığı ekledi.Bakalım...

23 Haziran 2009 Salı

Mursiratör- Şarzım bitti


Ve Mursi yaptığı sporun ödülünü,kamera karşısına geçeceği Mursiratör-Şarzım bitti isimli film ile alacak. Buna göre TDK (Türk Dil Kurumunun) yarattığı Yüzde 100 Türk malzemesi ile üretilmiş Mursiratör,Etrafta motoru ile gezip,Şarj yerine Şarz diyen Androidleri bulup,teker teker yok ediyor.Peşinde ise Trafik Polisi Abuzer var,nedeni Mursi'nin A tipi ehliyetine 8 ay el konması,buna rağmen motora binmeye devam etmesi.Manyak bir heyecan denetimi...İzlemek lazım,şarz olun.....Aaaaahhh,mursi vurma,yalvarıyorum,vurmaaaa..........

11 Haziran 2009 Perşembe

Aç değilim Ama Açıktayım...

Kadim dostum Mursi sonunda en büyük dileğine ulaştı.3.yaş gününden beri spor yapan Mursi'yi sonunda Armani keşfetti. Keşfedilmek için sabun mu düşürmem gerekiyordu diyen Mursi,herşeye rağmen hayatından memnun...Genelde boxer giydiğini söyleyen Mursi,slip dona bir türlü alışamadı.Topluma bir mesaj ver dediğimde:''Alışmamış g...tte don durmaz...'' diyerek gene gönülleri fethettiği gibi insanları daha çok düşünmeye itti.

8 Haziran 2009 Pazartesi

Mursi Dünyaevinde...

Daha evvelden Mursi'nin Kaplanla yaşadığı dillere destan aşkı size anlatmıştım.Bende o kaplanı vurdum sanmıştım.Ama yanıldım. Mursi onu teşhis etmişti.Gereken o kaplanı bulmaktı.Mursi'nin mutluluğu için bunu yapmalıydım.Basın gücümü kullanmalıydım:Önce Ophrah Winfrey'i aradım:''Ne zaman istersen Çip'' yanıtını aldıktan sonra David Letterman ile Leno da OK verdi. Ve bütün dünya seferber oldu ve en sonunda bulundu.Kavuşmaları inanılmazdı,Türk televizyonlarında canlı yayınlandı ve ratingleri ile çoğu diziyi geride bıraktı.Henüz bir adı yoktu,Mursi ona 'Simmy' ismini verdi ve çift bir ömür boyu Pet-Owner(Evcil Hayvan-Sahip) olma kararı aldılar.Bu büyük bir sorumluluk gerekiyordu.Çünkü Simmy yan binada oturan 3 kediyi severken yanlışlıkla yutmuştu. Tören için herkes hazırdı:Benim dışımda. Benim yokluğumda Mursi'nin şahitliğini İlyas yaparken,Simmy'nin şahitliğini kedi Garfield yaptı. Tören sonunda Garfield'ı kimseler görmedi.Şimdi o kayıp aranıyor. Yukarda bu törenden bir enstantene görüyoruz.(Fotoğraf:Nihat Odabaşı)




6 Haziran 2009 Cumartesi

Mursi ve Hayvan Sevgisi...

Kadim dostum Mursi,herzaman insanlardan yakınırdı.Ona göre insanlar maske takmış varlıklardı.Scream filmindeki maske ne diye sordum.O başka bişey Çip dedi. Bir gün Kanyonda oturuyoruz,bu geldi.Sırtında çantası.Hayırdır dedik.Kafası öndeydi:''İnsanları tanımaya başladıktan sonra hayvanlara olan sevgim arttı.'' dedi. Çok kızdım:''Senden ala hayvan mı var oğlum,otur light sütten Cafe Latte iç.'' dedim. Takmadı,helalleşti bizle ve Balta girmemiş ormana doğru yolculuğa koyuldu.Kendini emniyete almıştı,yanında Hakan Balta vardı. Hakan ona yol açıyor,o emin adımlar ile yürüyordu.Ondan haber almayalı 2 hafta olmuştuki,cep telefonum çaldı.''Çip,kurtar beni!'' Hemen yola koyuldum ve onu buldum.Kaplan'ın biri üzerine atlamış,onu sevgiyle hayvansı içgüdülerle seviyordu. Su döküp ayırdım ikisini. Mursi teşekkür etti.Kafasına vurarak ülkeye geri getirdim. Son zamanlarda bunalıma girdiğini öğrendim,sebep O kaplan'ın onu o günden sonra aramamasıymış...Arar oğlum bekle,Ahlaksız teklifte bir laf varya,seveni serbest bırak,seviyorsa elbet birgün gelecektir.Bu ona umut verdi.Sonra hatırladım ki,biz o kaplanı safaride avlamıştık...Ooopppsss!

5 Haziran 2009 Cuma

Avrupa'nın iki yakası bir araya gelmicek...

TV de yıllardır aynı istikrarla devam eden Avrupa Yakasının bundan sonra iki yakası bir araya gelmeyecek gibi.''Sayın Fert'' isimli komedi dizisi çok yakında ekranlarda olacak.Dizinin başrollerinde Çip,Mursi ve İlyas'ın dışında genç yetenek Pipitikas da olacak. Çip bu konu ile ilgili şu açıklamalarda bulundu:''Ne alaka Seinfeld'den çaldığımız.Uzaktan yakından alakası yok,hem Seinfeld'in yapım aşamasında benim çok etkinliğim olduğunu bilmiyormuydunuz?Heeee!Bilmiyormuydunuz?'' Agresif tavırları ile dikkat çeken Çip,basın toplantısını terk etti.Onu orada 1 saat bekleyen mensuplar,gelmeyince telefonlarına asıldılar.Çip onlara kırılmış ve Taksim Kızılkayalarda hamburger yemeğe gitmişti.Türkiye bu diziyi dört gözle bekliyor...

4 Haziran 2009 Perşembe

Seksin Piri...dize getirdi Shakespeare'i...

Mursi oldukça komplike bir adamdı.Bayağı eskiden tanırım. Ortaçağda İngiltere de takılıyorduk bir ara. O sıralarda insanlar cinselliği keşfetmeye yeni başlamıştı.Mursi bundan oldukça iyi yararlandı,başlarda erotik,davetkar şiirlerle başladı,ardından hikayelere en sonunda ise Konulu Filmlere girdi. O'na İngiltere'nin ''Seksin Piri'' diyorlardı.Özellikle yazdığı ''Bahçemi Su Bastı'' isimli eseri hala büyük bir zevkle izleniyor. O sıralarda çömez bir çocuk olan William(Shakespeare) Mursi'nin peşinden ayrılmıyor,işin incelikleri konusunda eğitilmek istiyordu.Gariban bir çocuktu,yüzüne baktığımda duygulanıyor,içimden ağlamak geliyordu.Mursi de ondan yararlanmaya başladı.Haftada 2 gün eve temizliğe gelen William,diğer 5 günde,evin köpeklerini gezdiriyor,çocuklarını okula bırakıp,evde yemek yapıyordu.Hala birşey öğrenememişti.Bir akşam mutfağa girdiğimde Ayşe Fasülye soyuyordu. Yanına oturdum.''Ne olacak benim sonum Çip abi?'' dedi.Dokunsalar ağlayacaktım ve William omzuma dokundu.Salya sümük derken,anca kendime gelebildim:''Bak William,sen ince ruhlu 1 adamsın.Erotizm aşar seni.Yeteneklisin,ince ruhlusun.Senin daha farklı şeyler yazman lazım.'' Ayşe fasulye'yi soyarken yanlışlıkla parmağını kesti,hemen müdahelede bulundum:''Böyle giderse öldüreceksin kendini.İyisi mi sen sonu ölümle biten bir aşk yaz,temiz bir aşk olsun.2 düşman ailenin çocukları...'' William çok heyecanlandı,bana gözleri ile devam işareti verdi:''Çocuğun adı Romeo,kızın da adı ne bileyim ya Juliette felan olsun....'' Hemen ayağa kalktı,bana sarıldı,yanaklarımdan öptü:''Mursi Bey'e söyleyin istifa ediyorum.'' Kurtalan ekspres gibi evden fırladı ve hikayesini yazdı. Orjinal 1.baskıda bana teşekkürü vardı ama diğer baskılarda malesef çıkarılmıştı.Sorun değil,takmam böyle şeyleri.

1 Haziran 2009 Pazartesi

Mursi Köşe ardından kapak Oldu...


Hatırlarsınız size Mursi'den bahsetmiştim.İzmir'in bağrından kopup gelen,utangaç,mahçup bir gençti Mursi. Oval ofiste yürüyüş bandında koşu yapması bütün basın ordusunun dikkatini çekmişti. Herkes onunla röportaj yapmak için can atıyordu.Bir anda hayatı değişmişti. Ama o hala Voit marka yürüyüş bandındaydı. Onu kenera çekip tokatladım,adam ol dedim. Burası Amerika fırsatlar ülkesi,bir fırsatta sen yarat dedim. Üfledi püfledi,sonra dedim ki:''Oğlum ev dekorasyon işine gir,yaşam odaları yap,Oval ofis çeklinde ve içinde yürüyüş bandı da olsun...Uzaydan bile sipariş alırsın Mursi...'' dedim. Ve benim dediğimi yaptı,Oval ofis şeklinde hazır kutucuklu odalar hazırladı.İlk safhadana İKEA evimizin herşeyinden 100 bin adet sipariş aldı.Otel zincirleride bayağı sipariş geçtiler. Mursi'ye o günden sonra ulaşamadım. Ama 18 ayda 60 milyon usd kazanmıştı. Bir tarafı kalkmıştı ama Çip olarak indirmekte bana düştü...

29 Mayıs 2009 Cuma

Bana arkadaşını söyle,sana kim olduğunu ....


Mursi,İzmirden İstanbul'a geldiğinde oldukça sakin,içine kapanık bir tiplemeydi. İstanbul'un havasımıdır,suyumudur bilmiyorum ama buraya gelince bir anda kabuk değiştirdi... Öncelikle saçları ağırdı,dahada olgunlaştı...Hep bir hayali vardı,Amerika Başkan'ının Oval ofisinde yürüyüş bandında yürümek...Bunu çok takdir ettim. Hatta bana bunu anlattığında herkes gülerken ben onu kenara çektim:''Ya Mursi sen bakma onlara,sen yürüyüş bandında yürümek istiyormusun istemiyormusun?'' Gözleri çakıl çakıldı:''İstiyorum abi...'' tamam o zaman gerisini bana bırak. ''Ama Voit marka olacak di mi?'' Sinirlendim sırtımı dönüp gittim. Bush'a ulaşmam lazımdı. 118 i aradım,Bush'un kırmızı telefonunu istedim,güvenliği bahane ederek vermediler. Clinton'a sms attım:hemen geri cevapladı:''i am not sure but it's 456-213-***'' çok sinirlendim,hemen geri mesajı bastım:''What kind of person are you Bill? You lived there 8 years,and d'ont remember the number?Shame on you Billy Boy...!'' hemen cevabını yazdı:''Sorry Cheap :('' neyse Allahtan numara doğruydu,yoksa Hillary'e ispiyonlardım. Aradım Bush'u,hemen tanıdı sağolsun:'' Çip,was up dude?'' Benle böyle laubali konuşmasını pek sevmez ve tasvip etmezdim.Irak'tan sonra bayağıda soğumuştum Dabıl Yu'dan(W derdim ben ona) Anlattım telefonda durumu,bir arkadaş yolluyorum,yakınımdır,ilgi alaka dorukta olsun diye. Sağolsun tamam dedi. Mursi'yi yolladık...Fitness'i kurdular. Hemen telefona sarılıp beni aradı:'' Çip...'' Teşekkür edecek sandım.''Yürüyüş bandının markası Voit değil...'' Tansiyonum çıktı.Ama bu kaymama engel değildi:''Lan Mursi,Oval ofis'e gelir,orayı amacı için kullanırım beni deli etme....'' telefon meşgule döndü,ne nankörler var ama di mi be?