usa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
usa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2009 Salı

Obama sen dua et Bana...

Çikolata renkli çocuk ''I have a dream.'' dediğinde,ne diye sordum.''To be the president of USA...'' dediğinde herkes çok gülüyordu.Ona tek inanan bendim. Köşeye çektim.''bak Barack,gözlerinde ki isteği gördüm,sen bu işi yapacaksın ama....'' şaşırdı,ama ne Çip? dedikten sonra ona anlatmaya başladım.Kampanya sorumlun olurum.Hemen üzerime atladı.ABD de fazlasıyla sevilip sayılan biriydim. Obama'ya gazı verdim.Elini tuttuğum gibi onu bir otele götürdüm.İnanılmaz büyük bir lobi,içinde binlerce insan.''Burası neresi Çip?'' dedi.Güldüm.''Burası Yahudi lobisi'' dedim. Beni gören herkes ayaklandı elimi sıkmaya başladı. Obama ile herkes tanıştı. Sempatiklik olsun diye Obama'ya bir sürü Laz Jokes öğrettim,bayağıda işe yaradı.Ardından ordan çıkıp,başka bir oteldeki Ermeni Lobisine gittik.Barack'ın kulağına eğildim:''Soykırım tasarısı gelirse,salla tamam mı?'' diye ikaz ettim. Tamam dedi.O lobiyide başarıyla geçtik. Çok kişi tarafından seviliyordu,bir anda Amerika'nın bir numaralı adamı olmuştu.Her bir numaralı adamın arkasında mutlaka 2 numara vardır. O da bendim işte.Türkiye ziyaretinde bize geldi,Kızım Selina ile oynadı. Bana senatörlük teklif etti,düşünmek için süre istedim.1 ay süre verdi.Ne yapsam diye hala düşünüyorum...

29 Mayıs 2009 Cuma

Bana arkadaşını söyle,sana kim olduğunu ....


Mursi,İzmirden İstanbul'a geldiğinde oldukça sakin,içine kapanık bir tiplemeydi. İstanbul'un havasımıdır,suyumudur bilmiyorum ama buraya gelince bir anda kabuk değiştirdi... Öncelikle saçları ağırdı,dahada olgunlaştı...Hep bir hayali vardı,Amerika Başkan'ının Oval ofisinde yürüyüş bandında yürümek...Bunu çok takdir ettim. Hatta bana bunu anlattığında herkes gülerken ben onu kenara çektim:''Ya Mursi sen bakma onlara,sen yürüyüş bandında yürümek istiyormusun istemiyormusun?'' Gözleri çakıl çakıldı:''İstiyorum abi...'' tamam o zaman gerisini bana bırak. ''Ama Voit marka olacak di mi?'' Sinirlendim sırtımı dönüp gittim. Bush'a ulaşmam lazımdı. 118 i aradım,Bush'un kırmızı telefonunu istedim,güvenliği bahane ederek vermediler. Clinton'a sms attım:hemen geri cevapladı:''i am not sure but it's 456-213-***'' çok sinirlendim,hemen geri mesajı bastım:''What kind of person are you Bill? You lived there 8 years,and d'ont remember the number?Shame on you Billy Boy...!'' hemen cevabını yazdı:''Sorry Cheap :('' neyse Allahtan numara doğruydu,yoksa Hillary'e ispiyonlardım. Aradım Bush'u,hemen tanıdı sağolsun:'' Çip,was up dude?'' Benle böyle laubali konuşmasını pek sevmez ve tasvip etmezdim.Irak'tan sonra bayağıda soğumuştum Dabıl Yu'dan(W derdim ben ona) Anlattım telefonda durumu,bir arkadaş yolluyorum,yakınımdır,ilgi alaka dorukta olsun diye. Sağolsun tamam dedi. Mursi'yi yolladık...Fitness'i kurdular. Hemen telefona sarılıp beni aradı:'' Çip...'' Teşekkür edecek sandım.''Yürüyüş bandının markası Voit değil...'' Tansiyonum çıktı.Ama bu kaymama engel değildi:''Lan Mursi,Oval ofis'e gelir,orayı amacı için kullanırım beni deli etme....'' telefon meşgule döndü,ne nankörler var ama di mi be?