30 Haziran 2009 Salı

Madama'ya Uğur Böcüğü...



Madama mürebbiye olmanın yanında oldukçada becerikli bir ahçıdır.Yaptığı yemekler ile yüzlerce kişi aldığı kiloları hala verememiştir. Herkes tarafından tanınan ve sosyetenin ahçısı durumuna gelen madama'yı evinde ani bir şekilde Uğur Dündar basar,duruma şaşıran Madama'nın ağzı açık kalır,çünkü uykusuzdur,esnemektedir. Dündar hemen mutfağa dalıp,ruhsatsız evcil böcek arar.Ama malesef bulamaz,bakmadığı delik kalmamıştır ama birşey bulamaz.Madama oldukça titizdir.''Milyonlarca mutfak gezdim,bu en iyisi,içimden yemek yapmak geldi.Yardımcı olur musunuz Madama?'' Ve Dündar'a önlüğü giydiren Madama,objektiflere pozunu verir....

İlyas Anadolu Yollarında...


Kadim dedim,dost dedim,hezarfen demeyi unuttum.Türkiye'yi arşınlayarak gezen İlyas geçen haftalarda Doğu Anadolu'ya gitti.Gezmediği şehir kalmadı,çalışkan ve idealist bir insan olan İlyas'ın önündeki tek engel Sıcaktı...Ama o da nefsine yenik düştü ve serinleme pahasına oldukça rahat şeyler giydi.Soldaki resim çekildikten sonra İlyas'tan bir daha haber alınamadı,pozu verirken yüzlerce çiftçinin saldırısına uğradı ve apar topar kaçtı.İsmini Brüno olarak değiştirdi ve Almanya da konulu film endüstrisine hızlı bir giriş yaptı.''Baltaya Sap Ol Harold!'' isimli filminin çok ses getireceği söyleniyor,İlyas(Brüno) Sap rolünde dehşet performans sergiliyormuş...

29 Haziran 2009 Pazartesi

Amerika'nın Keşfinde Çip Parmağı...


Mavi Yolculuk baymıştı...Ben değişik bir heyecan arıyordum,İspanya'ya gittim.Kraliçe aile dostumuzdu,ona tekne sevdamdan bahsettim.''İlahi Çip,tek sıkıntın bu olsun be canım.'' dedi. Ve yanında bulunan adamının kulağına birşeyler fısıldadı.Adam geri gelene kadar Kraliçeyle,deniz mahsulleri paella yedik. Yardımcı yanında uzun saçlı,kız kılıklı bir adamla çıkageldi.Adam önce kraliçe'nin elini öptü,ardından benim yanıma geldi,benimde elimi öğer sandım ama o tokalaştı.''Kolomb,bu çok sevdiğim bir dostum Çip. Kendisi 3 hafta tekneyle tatile çıkmak istiyor,gerekli tekneleri ben sağlayacağım.Senin kaptanlık yapmanı istiyorum...'' Kolomb çok sevinmişti,işsiz güçsüz gezerken birden kaptan olmuştu.Hemen kabul etti. Ve 1 hafta içinde yola çıktık.Hasta bir Real Madrid taraftarıydı,bende onlara Süper Kupa da nasıl geçirdiğimizi anlatıyordum.Baya samimi olmuştuk,deniz keyfi çok iyiydi.Birgün köşkündeyiz,tekneyi kullanmak istedim,yanlışlıkla koordinatları bozmuşum. kaybolduk,garip bir adaya yanaştık.2 haftadır ilk kez karaya ayak basıyordum.Önceleri sendeledim.Ada çok güzeldi,bomboş bir arazi vardı,Kolomb'a döndüm:''İleride buraya 2 tane ticaret merkezi dikersen varya paraya para demezsin.''dedim. Hoşuna gitti ve başımıza oklar yağmaya başladı,Allahtan Ok-Şemsiyemi yanıma almışım. Kazasız atlattık,yanımıza siyahi adamlar geldi,bir tanesi beni görünce,cin görmüşe döndü:''Çip Gualke,Çip Gualke...'' diye bağırdı. Gualke onların dilinde efendi demekmiş.Herkes önümde eğildi,böyleyece arkadaşlarla da tanıştık.O gece mangal yaptık,Kolomb biraz fazla kaçırdı,sızdı kaldı.Ben sabahlıyordum çocuklarla,yanıma tıfıl bir adam yanaştı,herkes panikledi:''Monseynör,bendeniz Ameriko Vespucci...'' Herkes gülmeye başladı,ben altıma kaçıracaktım:''Macera dolu Amerika diyon ha...'' Boynunu büktü ve geldiği yere döndü,ertesi gün yerliler vedalaşmamız çok kötüydü,herkes ağlıyordu,yerli şefleri yanıma geldi,kelimler boğazında düğümlenmişti,ben bile çözemedim.''Paşam,seni çok sevdim.Artık sizinde bir isminiz var,buraya Amerika deyin,ve gözünüz gibi bakın canlarım benim...'' Sarıldık,ayırmak için su döktüler,Kolomb ile Mavi yolculuğa devam ettik....

Törkiş Boni-Klayt!


Yapımcılar toplandılar kendi aralarında,filmler için konu bulamadıklarından yakınıyorlardı. Bir tanesi uyanık çıktı:''Amerika'yı tekrar keşfetmeye gerek yok.Yapılmış filmleri tekrar Türkiye'ye adapte edelim,başarı kaçınılmaz olur.'' dedi. Herkes kendi aralarında konuşurlarken parmak kaldırdım,rüzgarın nerden estiğini anlamak için ama bana söz verdiler,verilen sözü asla geri çevirmem.''Amerika'yı kimse keşfetmedi,Kolomb ile oraya mavi yolculuk bahanesi ile gitmiştik.Neyse konumuz o değil,bi ara onuda dile getiririm.Amerika da gişe yapmış ve hayran kitleleri edinmiş filmleri tekrar çekmeye ben varım.Hatta bir tane hazır bende...'' Heyecanla beni dinliyorlardı,laptopumu açtım ve herkesin gözüne soktum:'' Faik ve Safiye alın size Turkish Bonnie Clyde...'' Ayağa kalkıp alkışlamaya başladılar,omuzlarda gezdim.Tebrikleri kabul etmek için bir eleman ihtiyacı bile duyuyordum o an. Ve ''Faik ve Safiye'' motor denmek için gün sayıyordu.Konusuda şöyleydi:
''Safiye yaşadığı Jet-Ski faciasının ardından,3 ay terapi görür.Terapiden çıktığı gün kafasına düşen saksının yaprağı artık bardağı taşırmıştır. Kişiliği Agresifus Saldırganus'a dönüşür.Ve sağa sola saldırmaya başlar.Metris cezaevinden tahliye olan Faik ile çay bahçesinde tanışırlar. Künefe çalmaktan 25 sene hapis yatan Faik,ilk gördüğü kadınla evlenmeye yemin etmiştir mahpushanede,sabunu düşürme tehlikesi ile 25 sene yıkanmayan Faik'i zenci sanan Safiye onunla geri dönüşü olmayan bir yola girmişlerdir...''

26 Haziran 2009 Cuma

Fenni Sünnetçi İlyas...


Humanistir...Hayvan sevgisiyle dolup taşar,Botanik aşığıdır...Vejateryendir,sadece tabuk kanadı yer...Ama herşeyden önce insandır İlyas,adam gibi İlyas...Hasta Beşiktaşlı olmasıda cabasıdır.Sene başında içki sofrasında:''Çip,bu sene Beşiktaş şampiyon olsun,dile benden ne dilersen!!!'' Yanımda Mursi,birbirimize baktık,Mursi entersan bir adam Nörolog yerine Ürolog'a giden bir delikanlı.Güldü:'' Olsun,toplu sünnet şöleni yap!'' İlyas ta içkinin etkisiylke:''Tamam lan,yapmayan g..ttür!'' dedi. Beşiktaş şampiyon olduğunda tam tura çıkacakken,Mursi onu dürttü:''Lan İlyas,şölen ne olacak ha?'' Dediğim gibi hümanist bir insandı,verdiği sözü tutmak zorundaydı.Çok para harcadı,345 çocuk demek 345 kesilecek pipi demekti. ''Çip,sünnetçiye ödeyecek param kalmadı.Biraz borç versene!'' Yutkundum:'' Olsa dükkan senin oğlum,1 sevap işleyecen tam işle bari,sen neden kesmiyorsun? Sevap çarpı 5 felan olur!'' dedim. Sevaba inanan bir kişiydi kendileri.Tamam dercesine yüzünde oluşan tebessümün ardından hemen onu dışarı çıkardım.10 tane makas aldım,parmaklarına monte ettim. Ve yürü dedim...345 çocuğu 35 dakikada sünnet etti. Artık aziz olmuştu ama pestilide çıkmıştı,hemen deklanşöre bastım.Bu mutlu anı resmettim....


Seni Özleyeceğiz Michael....



Senin şarkılarınla dans etmeyi öğrendik,geri geriye topuk yürüyüşü yaparken nerdeyse ayağımı kırıyordum.Korku filmlerinden korkmamayı Thriller ile öğrendim.Türkiye'ye konsere geldiğinde bir gece öncesi uyuyamadım heyecandan.Efsane ile bütünleşme heyecanı uykumu yenmişti.Konsere giderken arkadaşlarıma şaka yaptım:''Konser iptal'' diye,güldüler ama kısa zaman sonra ağlayanlar oldu.''Çip,şom ağzının içine edeyim...'' diyenler oldu.Ama aralarında aslında en çok bana dokundu seni izlememek,eve gelip senin kliplerini çektiğim video kaseti 2 kere arka arkaya izledim.Ama sen tekrar geldiğinde bu sefer ağzımı çoktan bantlamıştım ve seni sahnede izledim...Doya doya,bıkmadan...zamanın durmasını ve o anın bitmemesini istedim Michael...Dedim ya,dans etmeyi ve müziği biz 80 jenerasyonu seninle öğrendik,kızımı da senin şarkılarınla büyüteceğim,buna emin olabilirsin.Huzur içinde yat Efsane...


24 Haziran 2009 Çarşamba

''Hayırlı Evlat SAWaş''


Amerikalılar ile Sinema ortaklıklarının son meyvesi :''Hayırlı Evlat SAWaş'' oldu. Saw serisi ile Babam ve Oğlum'un karışımı olacak bu duygusal gerilim filmi için motor denmesi an meselesi.Çağan Irmak gerilim sinemasında fazla kabiliyeti olmadığını,senaryoyu özellikle Selim Çiprut'a yazdırmak istediğini söyledi. Selim Çiprut ise bu teklifi,SAWaş rolünü oynarsa kabul edeceğini bildirdi.Filmin konusuna gelince:
''Kamuran iyi bir aile babası,yılbaşlarında ise Noel babadır.Çocuğu SAWaş ta ona özenen bir çocuktur.Annesini Çağlayan Mitinginde kaybetmiş,hala bulunamamıştır. Babası Kamuran Noel baba kıyafetiyle çatıdan girerken,ev sahibi tarafından öldürürülür.Ölmeden önce cep telefonu ile kendi babasını arayıp:''Baba beni vurdular,SAWaş'a sahip çık,ona bir oda ver baba,orada ne b..k yerse yesin...'' der ve Allah'ın rahmetine kavuşur.O oda SAWaş'a tahsis edilir ama oradaki Emelleri iyi değildir.Kafasında bin tane tilki gezmektedir...''

''Yakalarsam...Ama önce kapıyı çalmalıyım''



Mursi tutturdu bana,Çip konulu birşeyler yazda bizde oynayalım diye. Kırmadım,yazdım ve eline verdim Mursi'nin(senaryoyu). Filmin adı''Yakalarsam tak tak ama önce kapıya tak tak'' Senaryo icabı Mursi kargo elemanı,ev sahibesine hergün kargo getire getire,gaza ve ihtirasa geliyor.Ve birgün teslimat sırasında yaşananlar,dakikası dakikası gözler önünde.Mursi çekimler için dublör kullanmayacağını açıkladı.Ev sahibesi Cemile rolü için tek başvuru olması ilginç.En azından onunda DİVA olması,filmin şimdeden gişe filmi olmasını sağlaması için yeterli.Beline kuvvet Mursi,yaparsın sen!!!

''Mursi A.q'' Yeni Albümü


Ve Mursi yeni albümü ile müzikseverleri ile buluştu.İsmail YK dan etkilenip ismini ''Mursi A.q'' yaptı.Herkesin aklına gelen şey olduğunu düşünmesine bir anlam veremeyen Mursi bütün A.q'ler küfür değildir.Benim açılımım ''Air Quake''Hem yeni hemde ilk albümünü piyasaya çıkaran Mursi imajı ile alakalı gelen sorulara ise:''Sponsorum altın firması tak derlerse takarım,benim işim bu...'' İlk klibi:''Mendili kaldır'' şimdiden en çok tıklanan video olmayı başardı. Klipte iddialı pozları ile dikkat çeken Mursi'nin görüntülerine RTÜK'ün ne karae vereceğini herkes bekliyor ama Atı alan mursi,Veliefendi de yarış kazanmaya azimli.Atına ''Bebik Bananahamik'' ismi veren Mursi insan sarraflığı sıfatı yanına birde Atçılığı ekledi.Bakalım...

Ahmet Çakar Bodrum da...


Giyerim,giymem,dedim,demedin...tartışmaları süredursun Ahmet Hoca Bodrum da bikinisiyle objektif karşısına geçti.Zeki Triko kataloğu için bikini giyen Ahmet Hoca:''Oh be dünya varmış,bikini hayatmış be!'' dedi. 2009-2010 sezonu için beyaz sayfayı temsilen beyaz bikini giyen Ahmet hoca:''Bu sene lig kıran kırana geçecek,ve ben bu sene bikiniden daha iddialı şeyler giymek için iddiaları artıracam..'' Bakalım Ahmet hoca bu sene neler giyip neler deneyecek ve neleri inkar edecek :)))

23 Haziran 2009 Salı

Mursiratör- Şarzım bitti


Ve Mursi yaptığı sporun ödülünü,kamera karşısına geçeceği Mursiratör-Şarzım bitti isimli film ile alacak. Buna göre TDK (Türk Dil Kurumunun) yarattığı Yüzde 100 Türk malzemesi ile üretilmiş Mursiratör,Etrafta motoru ile gezip,Şarj yerine Şarz diyen Androidleri bulup,teker teker yok ediyor.Peşinde ise Trafik Polisi Abuzer var,nedeni Mursi'nin A tipi ehliyetine 8 ay el konması,buna rağmen motora binmeye devam etmesi.Manyak bir heyecan denetimi...İzlemek lazım,şarz olun.....Aaaaahhh,mursi vurma,yalvarıyorum,vurmaaaa..........

2012 En İyi Yabancı Film Ödülünü kazandığımda...

Selim Çiprut'un Oscar Konuşması:


''Öncelikle bana bu onuru veren Sayın Akademi üyelerine çok teşekkür ediyorum. Ve benim bu günlere gelmemde,herzaman arkamda olup,uykusuz gecelerimi benimle paylaşan,hayatımın en zor döneminde yanımda olup,beni kanatları altına alan meleğime,sevgili eşime minnetarım.Bu benim değil,senin ödülün aşkım ve ben bunu senin için kazandım.Ve anne,hep bunu istedim ve sanırım biz başardık Anne.Başardık....''

''Teninin Kokusuna Özlem'e Son...''


Yıllardır Ten Kokusu Özlemiyle yanıp tutuşan Selami Şahin'e en büyük destek Lancome'den geldi.Firma yetkilileri,şarkının reçetesine göre bir koku hazırladı. Kokuyu ilk teneffüs eden Şahin:''Özlenen Ten kokusu bu işte,sanki teri eksik biraz,onuda eklediniz mi tamamdır...'' Yetkililerin kısa sürede ''İbnoz'' adlı bu kokuyu piyasaya çıkarmasına kesin gözüyle bakılıyor,Şahin reklam kampanyasının bıyıklı yüzü olacak...

Kod Adı İlyas...Evlere serviste sınır tanımasss...


Ekonomik kriz Kadim dostum İlyas'ı da kurbanları arasına aldı. Ne yapıp etti kendine ilave bir iş kolu yarattı...Kapı kapı gezerek ''Mutlu Sonlu Masajcı'' oldu. Genelde 100 kilo üzeri kadınlara hizmet veren İlyas,kısa sürede Franchise vermeye başladı.Mursi elemanlarından biri oldu,onun müşteri profili kaslı ve sportmen erkeklerdi. Ekonomik kriz İlyas'tan hiçte teğet geçmişe benzemiyor,sanki o ekonomik krize geçirmiş gibi...Aferin İlyas,bu doğru yoldan dönmek olmass...


22 Haziran 2009 Pazartesi

Havuç Yıllar Sonra Kamera Karşısında...


Onu herkes ''Çocuklar duyarsa b..ku çıkar!'' isimli diziden hatırlıyor.Havuç lakaplı,ısıtma reklamları yıldızı Furkan artık yeni bir dizi için kamera karşısında.Eski yıldızlarımızı sandıktan çıkarma zamanı geldi kampanyası ışığında Furkan'ı ''Pippi Uzunçoraplı Kız.'' adlı dizinin adaptasyonunda oynatma kararı verdim. Rolünü hemen özümseyen Havuç,hemen objektiflerin karşısına çıktı.RTÜK ile yaşanan dizinin ismi erotizmi çağrıştırıyor kavgası kısa zamanda sonuçlanacak,bize önerilen isimler arasında:'' Uzun Çoraplı Musfatali'' ; ''Külotlu Çorap Vahap'' ve ''Ayaklarınız Kokmasın Çocuklar.'' gibi isimler var,önümüzdeki günlerde kararını vereceğiz...