kolomb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kolomb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2009 Pazartesi

Amerika'nın Keşfinde Çip Parmağı...


Mavi Yolculuk baymıştı...Ben değişik bir heyecan arıyordum,İspanya'ya gittim.Kraliçe aile dostumuzdu,ona tekne sevdamdan bahsettim.''İlahi Çip,tek sıkıntın bu olsun be canım.'' dedi. Ve yanında bulunan adamının kulağına birşeyler fısıldadı.Adam geri gelene kadar Kraliçeyle,deniz mahsulleri paella yedik. Yardımcı yanında uzun saçlı,kız kılıklı bir adamla çıkageldi.Adam önce kraliçe'nin elini öptü,ardından benim yanıma geldi,benimde elimi öğer sandım ama o tokalaştı.''Kolomb,bu çok sevdiğim bir dostum Çip. Kendisi 3 hafta tekneyle tatile çıkmak istiyor,gerekli tekneleri ben sağlayacağım.Senin kaptanlık yapmanı istiyorum...'' Kolomb çok sevinmişti,işsiz güçsüz gezerken birden kaptan olmuştu.Hemen kabul etti. Ve 1 hafta içinde yola çıktık.Hasta bir Real Madrid taraftarıydı,bende onlara Süper Kupa da nasıl geçirdiğimizi anlatıyordum.Baya samimi olmuştuk,deniz keyfi çok iyiydi.Birgün köşkündeyiz,tekneyi kullanmak istedim,yanlışlıkla koordinatları bozmuşum. kaybolduk,garip bir adaya yanaştık.2 haftadır ilk kez karaya ayak basıyordum.Önceleri sendeledim.Ada çok güzeldi,bomboş bir arazi vardı,Kolomb'a döndüm:''İleride buraya 2 tane ticaret merkezi dikersen varya paraya para demezsin.''dedim. Hoşuna gitti ve başımıza oklar yağmaya başladı,Allahtan Ok-Şemsiyemi yanıma almışım. Kazasız atlattık,yanımıza siyahi adamlar geldi,bir tanesi beni görünce,cin görmüşe döndü:''Çip Gualke,Çip Gualke...'' diye bağırdı. Gualke onların dilinde efendi demekmiş.Herkes önümde eğildi,böyleyece arkadaşlarla da tanıştık.O gece mangal yaptık,Kolomb biraz fazla kaçırdı,sızdı kaldı.Ben sabahlıyordum çocuklarla,yanıma tıfıl bir adam yanaştı,herkes panikledi:''Monseynör,bendeniz Ameriko Vespucci...'' Herkes gülmeye başladı,ben altıma kaçıracaktım:''Macera dolu Amerika diyon ha...'' Boynunu büktü ve geldiği yere döndü,ertesi gün yerliler vedalaşmamız çok kötüydü,herkes ağlıyordu,yerli şefleri yanıma geldi,kelimler boğazında düğümlenmişti,ben bile çözemedim.''Paşam,seni çok sevdim.Artık sizinde bir isminiz var,buraya Amerika deyin,ve gözünüz gibi bakın canlarım benim...'' Sarıldık,ayırmak için su döktüler,Kolomb ile Mavi yolculuğa devam ettik....

Törkiş Boni-Klayt!


Yapımcılar toplandılar kendi aralarında,filmler için konu bulamadıklarından yakınıyorlardı. Bir tanesi uyanık çıktı:''Amerika'yı tekrar keşfetmeye gerek yok.Yapılmış filmleri tekrar Türkiye'ye adapte edelim,başarı kaçınılmaz olur.'' dedi. Herkes kendi aralarında konuşurlarken parmak kaldırdım,rüzgarın nerden estiğini anlamak için ama bana söz verdiler,verilen sözü asla geri çevirmem.''Amerika'yı kimse keşfetmedi,Kolomb ile oraya mavi yolculuk bahanesi ile gitmiştik.Neyse konumuz o değil,bi ara onuda dile getiririm.Amerika da gişe yapmış ve hayran kitleleri edinmiş filmleri tekrar çekmeye ben varım.Hatta bir tane hazır bende...'' Heyecanla beni dinliyorlardı,laptopumu açtım ve herkesin gözüne soktum:'' Faik ve Safiye alın size Turkish Bonnie Clyde...'' Ayağa kalkıp alkışlamaya başladılar,omuzlarda gezdim.Tebrikleri kabul etmek için bir eleman ihtiyacı bile duyuyordum o an. Ve ''Faik ve Safiye'' motor denmek için gün sayıyordu.Konusuda şöyleydi:
''Safiye yaşadığı Jet-Ski faciasının ardından,3 ay terapi görür.Terapiden çıktığı gün kafasına düşen saksının yaprağı artık bardağı taşırmıştır. Kişiliği Agresifus Saldırganus'a dönüşür.Ve sağa sola saldırmaya başlar.Metris cezaevinden tahliye olan Faik ile çay bahçesinde tanışırlar. Künefe çalmaktan 25 sene hapis yatan Faik,ilk gördüğü kadınla evlenmeye yemin etmiştir mahpushanede,sabunu düşürme tehlikesi ile 25 sene yıkanmayan Faik'i zenci sanan Safiye onunla geri dönüşü olmayan bir yola girmişlerdir...''