my precious etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
my precious etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2009 Cumartesi

Şampuan Reklamı ve İnsan Eşitliği



Reklamlarda,özellikle şampuan reklamlarında ki kadınların ve erkeklerin güzelliğine dikkat ettiniz mi? Ben burada bir ayrımcılık sezdim hep.Ve protesto için 4 ay arap sabunu kullandım saçlarım için.baktım kel kalacam,DOVE ile ile görüştüm.Onlara neden antipati duyduğumu söyledim,hak verdiler.Bir reklam kampanyanızıda ben yönetecem dedim.El sıkıştık.Önce yerli oyuncularla irtibata geçtim,hepsi dudak büktü.En sonunda Gollum'u aradım(Yüzüklerin Efendisinde ki karakter) Bir ara yüzüğü aramada teşvik-i mesai yaptığımızdan kırmadı beni.Havaalanında domuz gribi şüphesiyle alıkoydular.''Çip,bu mudur yani?Bu mu bana verilen kıymet?'' dedi,haklıydı.Çıktığımız gibi kaşıbeyaz'a gittik kebaplar havada uçtu.En sonunda iş konuşmaya geldi sıra:''Ne istersin Gollum,nedir Gönlün?'' dedim. Güldü,parmağını tuttu:''Precious'u isterim...Precious...'' Sinirlendim:''Yok ebenin ...'' tam gidiyordum durdurdu.Benden özür diledi,en sonunda anlaşmayı imzaladık:''Senelik 50 Kg Yüzük Makarna''ya imzalar atıldı ve reklam kampanyası çekildi...Gene başarmıştım,hepimiz Gollumuz,sevgi ortak Yolumuz...

9 Haziran 2009 Salı

LOST'un sonunu beklemeyin Çözdüm...Part 2

Önce size Hurley'in akıbetinden bahsetmiştim.Şimdi sırada Sayid var:İstanbul'a çıktığımızda beraberdik.İstanbul halkına çok sıcaktı,istanbullularda onu bağırlarına bastılar.Beraber Cuma'lar yaptılar. Sahura kalktılar. Bu rutin Sayid'i baydı bir süre sonra.''Çip,go and come Konya is 6 Hours(Git-gel konya 6 saat)'' Onu elinden tutup Büyükadaya götürdüm. Atları çok seviyordu,faytonculuğa başladı.Küçük tur-Büyük Tur yapıyordu.Ama en nihayetinde burasıda bir adaydı.Ve ada fikri onu tekrar çıldırttı. Gene beni arayıp yardım istedi. Ben onun adına hem üzülüyor,hemde saçma sapan düşüncelerinden sonra daral geliyordu. Ona Popstar Alaturka'yı izlettirdim. Gözleri faltaşı gibi açılmıştı.''Ses varmı Sayid sende?'' dedim.Hemen bana arapça bir şarkı söyledi,hem söylüyor hemde dans ediyordu.Ben yetenek avcısıydım,bunu hep söyledim. Sayid yarışmaya katılmak için bana yalvardı,kabul etmedim:''Ne yarışması,sen Türkiye'nin ikinci Divası olacaksın.'' Ve hemen bir image maker(imaj meykır) buldum,saç baş,kıyafet,arada repertuar takviyesi...hazırdık.Sayid Cerrah sahnelere hazırdı,PR olarak da Celalattin Cerrah'ın yeğeni haberini basında gezdirdik.Herşey hazırdı.Sahne alınacak gecede binlerce bilet daha önceden satılmıştı.Gözden kaçırdığım tek bir şey vardı,o da konser'in yapılacağı yer:Galatasaray adası. İlk şarkısını patlattıktan sonra üzerinde ki takıları atıp,depar atarak kendini denize atması ile konser bitti.Ve Sayid'den bir daha haber alınamadı...



28 Mayıs 2009 Perşembe

Ve Issız Adam'ın Gerçek Yüzü...


Daha evvel size Yüzüğü Kaybettikten sonraki hal-i ruhiyesini anlatmıştım Alper'in...Günlerce yemedi içmedi...Odasına kapandı,restaurantında yumurta kırıp menemen bile yapamayacak kadar acizdi. Sonunda ona 1-2 Tokat attım,aklı fikri yüzükteydi. Yüzüğü aldığımız yerden aynısını yaptırdım.Ve bir akşam evine gittim,elimde yüzük:''Bak Issız,bu yüzüğü adli tıptan geri verdiler.Bu sana ait...'' Yüzüğü elimden aldı..''My precious...'' Olan o anda oldu,beni evden kapı dışarı etti.TT Net'in kampanyasından faydalanıp eve sınırsız internet bağlattı.Ve Chat ortamıyla bir sürü kadınla tanıştı.Yüzlerce kişinin evine girip çıktı. Gittiği bir evde Böbrek Çetesinin kurbanı olup,1 böbreğini kaptırdı.''1 tane daha var nasıl olsa.'' deyip. Hayatına devam etti,zayıfladı,fiziksel görünümü korkunç bir hal aldı...Sigara alacak parası yoktu,evde sadece babasından kalma pikap vardı ve birkaç adet plak. Onları sokakta satarken zabıtaya yakalandı.Beni en son oradan aradı:''Çip,lütfen kurtar beni!'' O sırada kuzey kutbunda Penguenlerle yakalamaç oynadığımdan gelmem imkansızdı.Ona sadece şunu söyledim:''Bak Issız donmak üzeresin ama uykun yok,yanında Penguenler var,oyun oyna onlarla.Hayat ne güzel.Dilerimki mutlu ol,ben olmasam bile hayat gülsün sana Issız.Neyse kontörüm bitiyor.Bye'' Telefonu kapadım,içim cız etti ya.Bi arayıp sorsam mı?

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Issız Adam'ın Şifresini Çip Çözdü...



Güzel yemekler yapıyordu Alper.Özellikle Macar Gulaşı tek kelime ile muazzamdı. Neyse o zamanlar bir kıza aşıktı Alper,kız için ölüp bitiyordu.Bir akşam mekanında yemek yiyorduk,makara ile başladık geceye ardından makarna ile devam ettik.''Çip,manyak seviyorum ya!'' dedi.Lan manyak o zaman evlen dedim. Aklına yattı.Kapalıçarşıya yüzük almaya gittik,çok güzel bir tane beğendik,satın aldık.Akşama Dilara'ya süpriz yapacaktı. Kendi restaurantını kapattı,benide garson gibi giydirdi...Şampanya kadehine yüzüğü koymamı istedi.Çok klasik oğlum,daha orjinal bişeyler bulalım dedim.O diretti,dinletemedim...Kadehleri sofraya bıraktım,kısa bir süre sonra öksürük sesleri ve yardım feryatları:''Çiiiiippppp çabukkk!'' koşarak gittim.Dilara yüzüğü yuttu,ben sana demiştim oğlum dedim.Abi yalvarıyorum kurtar. Filmlerden gördüğüm birkaç işlemi yaptım ama çok geçti,Dilara Allah'ın rahmetine kavuşmuştu.Yüzük 12 parmak bağırsağında takılıydı artık...Günlerce ''My Precious'' diye si nir krizleri geçirdi.Ama Alper'im yüzüğü taktırmayı başarmıştı...Ona ne olduysa o günden sonra oldu...Yazık!