büyükada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyükada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2009 Salı

LOST'un sonunu beklemeyin Çözdüm...Part 2

Önce size Hurley'in akıbetinden bahsetmiştim.Şimdi sırada Sayid var:İstanbul'a çıktığımızda beraberdik.İstanbul halkına çok sıcaktı,istanbullularda onu bağırlarına bastılar.Beraber Cuma'lar yaptılar. Sahura kalktılar. Bu rutin Sayid'i baydı bir süre sonra.''Çip,go and come Konya is 6 Hours(Git-gel konya 6 saat)'' Onu elinden tutup Büyükadaya götürdüm. Atları çok seviyordu,faytonculuğa başladı.Küçük tur-Büyük Tur yapıyordu.Ama en nihayetinde burasıda bir adaydı.Ve ada fikri onu tekrar çıldırttı. Gene beni arayıp yardım istedi. Ben onun adına hem üzülüyor,hemde saçma sapan düşüncelerinden sonra daral geliyordu. Ona Popstar Alaturka'yı izlettirdim. Gözleri faltaşı gibi açılmıştı.''Ses varmı Sayid sende?'' dedim.Hemen bana arapça bir şarkı söyledi,hem söylüyor hemde dans ediyordu.Ben yetenek avcısıydım,bunu hep söyledim. Sayid yarışmaya katılmak için bana yalvardı,kabul etmedim:''Ne yarışması,sen Türkiye'nin ikinci Divası olacaksın.'' Ve hemen bir image maker(imaj meykır) buldum,saç baş,kıyafet,arada repertuar takviyesi...hazırdık.Sayid Cerrah sahnelere hazırdı,PR olarak da Celalattin Cerrah'ın yeğeni haberini basında gezdirdik.Herşey hazırdı.Sahne alınacak gecede binlerce bilet daha önceden satılmıştı.Gözden kaçırdığım tek bir şey vardı,o da konser'in yapılacağı yer:Galatasaray adası. İlk şarkısını patlattıktan sonra üzerinde ki takıları atıp,depar atarak kendini denize atması ile konser bitti.Ve Sayid'den bir daha haber alınamadı...



31 Mayıs 2009 Pazar

Ah E.T sana kaç kere Telefon açma dedim...


Zor bir çocukluk geçirdim.Genelde fazla bir arkadaşım yoktu,beni misketlerim ve topum için kullanırlardı. Bende kullanılırdım,yapacak birşeyim yoktu.13 yaşına girdiğimde tek başımaydım.Bir gece büyükada da otururken Allah'a yalvardım:''Tanrım,neden benim bir arkadaşım yok?'' Dememe kalmadan gökten bir ışık demeti belirdi ve olduğum yere indi.Sonra tekrar havalandı,oraya gittiğimde bir tane ince boyunlu koca kafalı bir yaratık vardı.Başta korktum,bana seslendi:''Birader ateşin var mı?'' Çocuktum,yaratığın ağzında sigara vardı:''Ben sigara kullanmıyorum,çünkü küçüğüm...'' Yaratık güldü:''Dünya da gerçekten hayat yokmuş be.Dumansız kafa çekilir mi?'' Çok tatlı biriydi,arkadaşım olmasını istedim.Ona hemen ateş buldum.Sigarasını içti,ben onu izledim.Adın ne senin dedi.Çip dedim.Ya sen? Tüttürmeye devam ediyordu :''Embesil Tonguç derler bana gezegende'' dedi...İsmini anlamamıştım,başımı okşadı:''Sen bana E.T de yeter'' dedi. Ve arkadaş olduk,annem onu eve almama izin verdi.Beraber mangallar yaptık,kukalı saklambaç oynadık,misketin inceliklerini öğretti bana. Onu çok seviyordum.Herkes bizi kıskanıyordu.Bisiklete binmeyi bile öğretmişti bana.Ama Aybaşı geldiğinde babam hiddetle sofraya yumruğunu vurdu:'' Ne bu telefon faturası? Kim Klaxion gezegenini aradı.Kimmm???'' Çok kızmıştı,o zamanın parası ile 30.000 Usd fatura gelmişti.Babam E.T ye kızdı.Odaya kapanma cezası verdi.Odaya gidip onunla konuştum:''E.T kardeş sana kaç kere evi arama dedim.Neden aradın?'' E.T güldü:''Evi aramadım Çip,bizim gezegenin 900'lü hatlarını aradım.Fena abazaydım.'' Güldük,sonra jeton düştü:''Abaza ne demek E.T kardeş?'' Güldü,sizin dünyada çok var dedi.Yattık uyuduk,sabah kalktığımda babam E.T yi çocuk esirgeme kurumuna bırakmış.2 ay kendime gelememiştim...Nerdesin şimdi acaba.Beni ödemeli ara E.T.Lütfennn....