film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2009 Cuma

The Incredible Hulki...


Yemek programından ,yarışma programına kadar bir sürü programa katıldım. Saadettin Texoy'u canlı yayında dövdükten sonra böyle ağır programlara katılmayacağımı söyledim. Ceviz'i çok sevdiğimden,Hulki'nin teklifini kıramadım.Konumuz küresel kriz ile Chris Angel'ın paralel globalleşmesiydi...Çok keyifli bir sohbetti,o ara ben bir pot kırdım:''Seni gidi cevizkıran,yılanı deliğinden çıkaran...'' sözlerini mırıldandım.Öyle bir sinir sormayın,suratı yeşil oldu.Reji'ye döndüm:''Reklam'a geçin a.q...'' dedim. Hulki jöle yeşiliydi. Reklama geçtik:''Çip,bazen eşeğin delik olan heryerine su kaçırıyorsun.Bu programı milyonlar izliyor.Lütfen yapma bir daha...'' Haklıydı,mahcup olmuştum.Kendimi affettirmem gerekiyordu.Ang Lee ile konuştum,yeşilimsi suratlı 1 adam arıyorlardı.Sinema filmi için.Aklıma Hulki geldi,hemen aldığım gibi doğru Hollywood'a... Deneme çekimi için aldılar onu.Ama renginden bişey kaybetmiyordu.Tam umudu kesmişken beni gördü karşısında:''Seni gidi cevizkıran...'' Yine yeşillendi Hulki,ve herkes ayakta alkışladı.Oldu bu iş derken.Sözleşmesi olan kanal
acil olarak geri çağırdı.Onun yerine birini bulmam gerekiyordu,Edward Norton'u istemeye istemeye çağırdım.Hulki'ya yazık oldu...Hala içimde kalmıştır bu olay.

9 Haziran 2009 Salı

Selocan....Yani Çip J.R 2 yaşında...

Her başarılı Çip'in arkasında bir kadın vardır derler.Ben bu konuda biraz torpilliyim.Benim 2 tane var.Geçen hafta wonDOr woman'ın doğumgününü kutlamıştım.Bugün ise arkamdaki ikinci uğurum,Selina'nın doğumgünü.2 sene evvel bugün hayatımıza bir girdi pir girdi.Hep bir kız çocuk hayaliyle yanıp tutuşurken,Selocan bu ateşimi söndürdü.Nice mutlu senelere Selocan...Sen bizim en büyük uğurumuz,annenin ve babanın biriciğisin.Geçen sene doğum gününde 1. filmim motor demişti,bugün 2.yaş gününde 2.si motor diyor.Demek ki baban sana her doğumgününde bir film yapacak.Seni çokkk seviyoruz Selocan...Çip JR...Happy birthday...Barney ne demiş:I love you,you love me.We are happy family....


8 Haziran 2009 Pazartesi

Çip ZOR adam,gerçekten ZOR O!

Sinemanın olmazsa olmaz karakterleri vardır.O karakterler yoksa yoktur varsa vardır ama mutlaka olmalıdır. Ne dedim ben?(Çatttttttttttt) Bu tokat kendime getirdi beni. Elime ilk ZORRO senaryosu geldiğinde bir çırpıda okudum,rol arkadaşım Catherine Zeta Jones idi. Gallerli olmasından dolayı kanım kaynamıştı ona,çok heyecan duyuyordum.Zorro zor bir karakterdi.Kostümüm gelip giydiğimde ters birşeyler vardı.Bir kere siyahtı,havanın sıcaklığı nerdeyse 45 dereceydi,bunu giymek sıkıntı vericiydi bu Birrrrr;İkincisi Pelerin'e ne gerek vardı?Uçmuyorum kaçmıyorum,ne gerek var.Bir Sahnede sokağın kenarından kaçarken pelerin çiviye takıldığında neredeyse ölüyordum.Yapımcıya dedim ki:''Paşam,bu ''Z'' işareti ne ya,kırk saat uğraşıyoruz. Hem gerekte yok ya,onun yerine başka şeyler yazsak,ne bileyim mesaj versek insanlara.Kim takar ''Z'' yi...'' Şaşırdı,nefesini tuttu.''Ne olsun mesela?''Sadece güldüm:''Mesela 'Çöp Dökme Küfür Alma' ya da 'Bu dünya bizim kürletmeyelim' Nasıl?'' Kendimi bir anda karavanımın dışında buldum,çıkışımı vermişlerdi. Herkes ile vedalaştım,Zeta ile ayrı bir veda oldu.Elimi tuttu bırakmıyordu. Karavana Uğur Boral'a benziyen bir tipleme girdi:''Hola'' dedi.Şaşırdım:''Hayrola paşam''diye cevap verdim. Adının Antonio Banderas olduğunu,Zorro rolü için cast ajansının yolladığını söylediğinde ben gülme krizine girdim.Ve gene kendimi kapıda buldum,Zorroymuş yada Şorroymuş kim takar onu ya...

19 Mayıs 2009 Salı

Kerata Kit


evet...ben bir Bruce lee jenerasyonu çocuğuyum,evden kaçtım ve otobüs,tren,uçak,zeplin,denizaltı,yayan,at...kullanarak ulaştım Amerikaya,fırsatlar ülkesi lafı benim için önem teşkil etmemekle beraber ben O'nu yani Miyagiyi aradım ve buldum,sağolsun 2 ay boyuncu evini pırıl pırıl ettim,yemek yaptım,ayaklarını yıkadım....Hiçbirşeye hayır demedim ama masaj isteyince üstelik bana ''Selimo Sun ,i want a happy ending massage...come on!'' dedikten sonra,izin isteyip,sözde tuvalete gidiyorum diye o evden kaçtım...karate öğrenemedim ama gıçımı kurtarmıştım....

15 Mayıs 2009 Cuma

Issız Adam ıssız da,Ada çok mu ıslı?


ne furyaydı be o? Çağan Irmak'ın yeni filmi ıssız adam fırtınalar estirdi. Bir arkadaşım yanıma geldi,abi dün bir filme gittik,çok iyiydi manyak ağladım dediğinde şaşırdım. manyak nasıl ağlanabilir önce onu anlamaya çalıştım. Bende ağlamalı filmleri sevdiğim için,meyilli olduğumdan bile bile lades diyelim dedim. Ve eşim ve bir arkadaşı(kız) istinye park,istikamet ıssız adam dedik ve filme girdik. film bir başladı,dedim abi,biz konulu filmemi geldik? Ahçımız,kameradan birileri ile yazışıp soluğu onların evinde aldı. ya adam be,eşek kadar adam oldun,tanımadığın kişilerin evine gittiğine göre,arkan sağlam,ya da böbrek kaptırma korkun yok. sen ne biçim adamsın be Ahçı...ya birde aklıma o ahçıyı izlerken Steven Segal geldi,hani o çekik gözlü,at kuyruklu yakışıklı adam...o da bir filminde ahçıydı,kuşatma altındaydı filmin adı,ama o ahçıydı,derler ya elinden zehir yenir,işte ondandı o.Ama Alper ahçının elinden ilk 20 dakikayı izledikten sonra çay alıp bile içmek içimden gelmedi. neyse filme devam edelim,GAYik'e sarmayalım. bu arkadaş bir kaç dakikada bizim aşkı memnu da Behlül efendinin aylardır yapamadığını,birkaç dakikada şip şakladı. neyse onuda geçtik,benim aslında eleştirdiğim ve çağan ırmak'a kızgın olduğum sahneye gelelim...eve geliyorlar,kız mutlu portakal suyunu açmış,dolaptan yalancı dolmalarını almış,keyifle yiyor,muhtemelen birkaç dakika sonra olası bir sevişme ihtimalide var,kız havadan sudan konuşuyor,kendi kendine gülüyor,dolmalarıda götürmeyi ihmal etmiyor. sen çıkıpta:''Ada ben ayrılmak istiyorum.'' diyorsun. ya sen ne şerefsiz,ne edepsiz,ne ıssız adamsın ya. Dolma yerken bir kızdan ayrılınır mı? işte benim en çok ağladığım sahne oydu,bu kadar vahşi,bu kadar cani olamaz bir insan.Üstelik sen şefsin be adam,istasyon şefi değil! kusura bakmayın,gözlerimden gene yaş gelmeye başladı,daha fazla yazamayacağımmmm...