galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2009 Pazartesi

''Çip'' G.Saray da...


Serveti haftalardır Fransaya götürdüler getirdiler.Bende bu arada galeyana geldim.Hasta bir G.saraylı olduğumu bilmeyen yoktur.Klübe de oldukça yakın olduğumu bilmeyen yoktur.Klüp binası ile işyerim arası 50 metredir nerdeyse...Servet ile isminden olsun çok samimiyet kurmuş biriydim,beni çok severdi''Çip abi ileri Çip birader geri'' bir ilişki söz konusuydu.Marsilya'ya transferini duyunca çok sevindim,o da benden kendisine Fransızca öğretmemi istedi.Kırmadım,başladık derslere un,deux,trois derken...La Fontaine'den Fabl bile ezberlemeye başladı.Hatta Fransız milli marşını baskısız tersten okuyordu.Tam gidiyordu ki,Marsilya vazgeçmiş.Sözde aldıkları Fransız oyuncu ile anlaşamayacaklarmış.Aradım yeni başkanı:''Senin kalıbın olsa beyaz peynir olurdun şeşo!'' Özürler diledi,ayağıma Jet yolladı,gitmedim,ben kaydım ve telefonun kapadım.Servet ile birebir konuştuk.En yakını bendim.Başkanımız Polat aradı:''Çip,sen ciddi G.saraylısın.Senden çok önemli bir ricam olacak...'' Kırmadım,ricasını kabul ettim.Ve 2009-2010 sezonunda G.saray formasını giyecektim.Servet'in bozulan moralini düzeltmem için için onunla beraber stoper oynayacak,maç içinde sohbetler edecektim.Ama Stoper oynayamam,orta saha göbek oynamak için Rijkaard'a bastırmaya başladım...Bakalım ya,çıktık bir kıyamete ,ulaşırmıyız alamete...Neyse kondisyon çalışması var,sora görüşürüz....

1 Haziran 2009 Pazartesi

Kırmızı Başlıklıyem ama Kız değilem...


Eskilerden beri çocuklara anlatılır,Kırmızı başlıklı Masalı.Konu olarak bu saf,masum kızcağız.Çok sevdiği anneannesine yemek götürmekle görevlendirilir.Hangi ebeveyn kızını gecenin bir yarısı ormanda yanlız bırakır ya.Ormanda hırlısı var,hırsızı var.Onun için bu masal mantıklı değil.Ben yıllardır adli mercilerde hakkımı arıyorum.Olay aslında şu:Yıllar yıllar önce,Ali Sami Yen stadı yeni açıldığında maça giden bir taraftardım.O zaman istanbul zincirlikuyuda biter,gerisi ağaçlık alandı.Maça gitmek için herkes ormandan geçiyordu.Bende onlardan biriydim.Kırmızı başlığım aslında G.Saray şapkasıydı. O zamanlar Galata galata köpeklere salata...tarzındaki tezühratında bir nevi babasıyım.Maça gittiğimde evimde hazırladığım köfte ekmekleride satıp,bir nebzede olsa aileme destek olmaya çalışıyordum.Birgün giderken yanıma biri yanaştı:''Selamım aleyküm Çip kardeş''dedi. Takmadım,tanımadığım insanlarla bire bir diyaloğa girmeyi sevmezdim. Pır pır atıyordu gıçım,hızlı adımlarla giderken tanıdım onu.O bir kurttu,adı da Polat Halimdar idi.Yanıma yaklaştı:''Nereye yolculuk?'' Korkmamış taklidi yaptım:''Sami Yende Mersin İdman yurdu maçına gidiyorum Polat abi...'' Gülmeye başladı.Vadiden geldim,çok yoruldum ve acıktım,bana ikram yokmu dedi. Cevap vermedim,kahkahası devam etti:''Tipe bak ya,kırmızı başlıklı kızlara dönmüşün.'' diyince nevrim döndü,sepetimi açtım ve İsrail'den teyzemin getirdiği Uzi'yi çıkardım ve onu orada kurşuna boğdum...Yaklaşık 20 kurşun yedi,doyduğundan emin bir şekilde maçıma gittim.