Koyverin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Koyverin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2009 Perşembe

Ğ CEMAATİ - CİLLOP


Çocukken ailesi üzerine çok titrerdi,Cillop'un ailesinin gözleri yıllardır bozuktur,bunu bilen anne babası onu çocukluğundan beri Havuç ile besledi.Sabah öğle havuç yiye yiye gözleri uzayı görür gibi oldu Cillop'un,hatta 20 yaşında geldiğinde kendini tavşan sanmaya başladı,hayvanat bahçesinde çiftleşen tavşanları görüp tahrik olunca,hayvanat bahçesi polisi tarafından psikoloğa sevk edildi. gözleri inanılmaz güzel görüyordu artık,soluna baktığında Mekke'yi,sağına baktığında Sydney'i bile görüyordu.Ama gün geçtikçe bundan rahatsızlık duymaya başlamıştı,NASA peşine düşümüştü,ondan teleskop yapmak istiyordu.Ama Cillop kaçtıkça kaçtı. Soluğu Dünya Göz Hastanesinde aldı. Burada Dünya'nın her yerinden gelen hasta vardı,amacı gözlerini göstermek ve buna bir önlem almaktı...beklerken yanında tekerlekli iskemleli bir adam belirdi,bu Profesör Havyar idi... o sırada numaralar yanıp sönüyordu,Cillop'un elinde ki numara 245 i gösterirken,yanan numara henüz 35 idi... Profesör havyar,ona sokuldu. Konuya Bugs Bunny'den girince Cillop olaya hemen dahil oldu. ve sonunda çantasında bulundurduğu bir gözlüğü Cillop'a uzattı. Cillop tereddüt etti:''Alamam bunu profesör'' dedi.Profesör inat etti:''Ya al şunu işte...'' bu muhabbeti gören hastabakıcı,olayı başka bir noktaya yorunca,ikisini birden hastaneden attı.Sakat olduğundan Havyar'a dokunmadılar ama Cillop'u sağlam dövdüler. Sinirli bir şekilde Dünya Göz Hastanesinin önünde tehdit savuran Cillop'un yanına gelen Havyar,gözlüğü uzattı:''Giy artık şunu Cillop!'' Cillop bütün soğuk kanlılığı ile gözlüğü giydi,Havyar ona bir el aynası uzattı,Cillop kendini izledi,Havyar ortalığı yumuşatmaya çalışıyordu:''Manyak oldun,sana bu gözlüklerle vermeyecek kadın lezbiyendir...'' dedikten sonra,Cillop Hastaneye bir bakış atar ve gözlerinden ışınlar çıkıp hastaneyi vurur,Havyar gülmeye başlar,ekibine bir kişi daha katmanın heyecanı ile ıslık çalar,bir araba yanaşır,direksyonda KOYVERİN vardır,kapılar açılır ve herkes arabaya biner ve uzaklaşırlar.Koyverin Cillop'u inceler ve gülmeye başlar:''Gözlük Armanimi? Yoksa Mahmutpaşa işi mi?'' Cillop sinirlenir tam ışın atarken Havyar bağırır:''Eşeğin kulağına su kaçırmayın!'' Işın yarıda kalmış ve hemen Cillop'un gözüne geri dönmüştür...Ve araba bilinmezliğe doğru yol almaya devam eder,duyulan tek şey Village People'un Macho Man şarkısıdır....

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Ğ CEMAATİ - KOYVERİN


(Yumuşak G Cemaati okunur.)
Değişik bir adamdı Kürşat,çocukluğunda insanlardan çok kurtlarla dostluk kurmuştu. Çocukluğunda akranları superman ve benzeri uçucu kahramanlara özenirken,onun tek bir kahramanı vardı:Kırmızı Başlıklı Kızda ki kurt. Onun zekasına orda hayran olmuştu ve büyüyünce kurt olmalıydı,ne yapıp edip hemde. Büyüdü,kocaman çocuk oldu,ama Kurtlara olan sevgisi gün be gün artıyordu. ve bir gece inanılmaz bişey oldu,kurt gibi uluma dersinden dönerken,arabası bozuldu,tekerlekleri tekmelerken ve yumruklarken çevresine bakmayı hayal edemedi. tam karşısında bir demir çelik fabrikası duruyordu,önünde duran 80 yaşındaki adam,ağzında maltepe sigarası tüttürüyor ve aynı anda sesleniyordu.''lastik mi patladı genç adam'' Kürşat acayip sinirlenir:''belli olmuyor mu moruk?'' sorusunu sorduktan sonra,geriye dönen yaşlı adam fabrikadan içeriye girerken ulur,Kürşat sadece dinler,ağzından tek bir kelime çıkar:''Sensei...'' apar topar içeriye girer ve masa üzerinde gördüklerine inanamaz,boy boy bıçaklar,small,medium,large,xlarge,battal... Kürşat şaşırır,ve yaşlı adam eline aldığı 3 sivri bıçağı Kürşat'ın eline takar...Kürşat neye uğradığını şaşırır:''Bunlar benim için yapılmış sanki.'' dedikten sonra Yaşlı adam gülümser:''Evet evladım...''kısa bir sessizlikten sonra yaşlı adam sessizliği bozar:''Fatura ya da fiş farkeder mi? Fatura almazsan Kdv yi sileriz.158 TL...'' Kürşat şaşırır ve sinirlenmeye başlar,o sinirle bıçakların artık çalışması hızlanır. Bıçaklar,teninin içine girer ve istediği zaman,aç kapa misali çalışmaya başlar.Kürşat artık KOYVERİN olmuştur..adam hala parasını ister,Kürşat cebinden kredi kartını çıkarır ve adam uzatır:''HUMUS'a kaç taksit?'' adam kredi kartını alır ve ödemeyi tahsil eder,Kürşat arabasının bozulduğunu unutur ve az ilerideki MOTEL'in yuolunu tutar. oda kiralar,bir yandan ellerindeki makaslara bakmaktadır. ve TV yi açar,inanılmaz güzel ve ödüllü bir konulu film vardır,Kürşat tahrik olmuştur,ve izleme ile birlikte kendini tatmin olayını düşünür,düşünemediği tek birşey vardır:elinde ki bıçakları...çevrede oturanların kulakları bu sesle çınlar:''Uuuuuuuuhhhhh,yandım a.q...yandımmmmmmm'' Acıbadem ambulansı Kürşatı hastaneye yetiştirir, çavuşu oldukça yaralanmıştır, ve acil ameliyata alınır,ameliyata girmeden önce tanışır onunla:Profesör Havyar...kel bir adamdır,topik kullanmış,ama bunda başarı sağlayamamıştır...Ameliyata girer,artık efsanevi Ğ CEMAATİne ilk adımını atmıştır...